Milli İstirahat

Malta Cemiyetinin Eğilimli Kültür Fizik Dergisi

SON FUTBOL GÖSTERİSİNİN ARDINDAN

Zidane kafa atarken

Zidane kafa atarken

Sinan Kızılkaya

Futbol izlemek, maç seyretmek ve taraftar olmak sıradanlığına ve bayağılığına rağmen niçin bu kadar çekici. Böyle bir soruyu cevaplamak üzere tasarlanan bir girişime tanıklık edecek bir metin her halükarda Azınlıktan olma hissini dayatacaktır insana. Azınlık olmak; bir taraftan kitleyle bütünleşme, birleşme, kitlenin içinde erime, kitlenin eyleminde kendinden feragat ederek yalnızca bir ‘an’ olarak orada varolma ve böylece tehlikeden ve her tür tehditten korunabilme arzusu ve beri taraftan bu bütünlüğün insanın hususiyet arzeden macerasına ket vuruşu ve hatta güruhun içinde olmamak kastıyla evvelden ilan edilmiş şerhlerin bazen de manifestotik ilkelerin bir anda ilga edilmesi mecburiyetinin ikilemi. Azınlık olmak insanı yorar. Sürekli olarak katıldığı her sıradan eylemi illa ki bir açıklamayla meşru göstermek ister. Bu meşruiyet, herkesten önce kendi için gereklidir. Çünkü, sanki günah işlemiş gibi ve sanki tövbeye gerek yokmuş gibi yaşanamaz. Bir kapıya yüz sürmenin ferahlığında dinlenmek gerekir. Okumaya devam et

Reklamlar

Ekim 9, 2009 Posted by | Sinan Kızılkaya | , | Yorum bırakın

SIRNAŞMAYA ÇAĞILTI

Sinan Kızılkaya

göğsüme doğru bir şey patlayacak

benim buna bir itirazım yok

ama kılıç kınından sıyrılırken

yavaş fakat yufka olmasın yüreği düşmanımın

çünkü bir şeyin bir şeye çarpması

kırmızı yüzlerim, utanmaktan taş kesilmiş ellerim

suyun kırılırken ki sesi

bir şeyin bir şeyi cızırdatması işte…

çünkü cumalarımız yarım

çünkü yaralıyorsa bu öğle vaktinin ezanı beni

yalnız gençlik sancısı mı kalbimi boğan

ey dünya

seni tamlamaktan beni alıkoyan

ruhumu eksik bırakan

topraktan beni çalan

ey!

ey sözünde ıssız çığlık

ey gökte kanayan boşluk

aklıma yük olduğun yeter

yeter beni sendelettiğin.

Haziran 17, 2007 Posted by | Sayı 3, Sinan Kızılkaya, Şiir | 1 Yorum

BİR ‘ÖLÜMÜN ARDINDAN KONUŞMAK’

hrant_dink_021.jpg

Sinan Kızılkaya

Bir ölümün arkasından ne konuşulabilir.

 

Övgü düzmek, ağıt yakmak, lanetlemek ya da hayıflanmak olmaksızın ne konuşulabilir. Üstelik olan biten karatürklerin şehzadelerini boğagitmesiyken.

 

Ya da herhangi bir ölümün ardından konuşmak neye yarar. Bir vakit önce yanımızda, karşımızda, arkamızda ya da uzağımızda, ama her nihayetinde bizim ayaklarımızla dünyanın üstünde duruyor olmamız gibi dünyanın üzerinde duruyorken, şimdi diye anılan vakitte artık dünya üstünde ayaklarına basarak durmayan, olmayan, bizim onunla olan hesaplaşmalarımızı, karşıtlıklarımızı, yoldaşlığımızı ya da düşmanlıklarımızı kendine yönelir olarak karşılayamayan ve sorularımızı, övgülerimizi, alkışlarımızı, küfürlerimizi cevapsız bırakan, burada olmama, gayp olma, kaybedilme ve artık burada olamamanın imkanı olarak ölümün ardından ne konuşulabilir. Hiçbir söz ona karşı, onun için, ona rağmen, ona övgü olan hiçbir söz ondan bir yankı bulamayacakken, bütün söylenebilir sözlerin onun durduğu yerde, şimdi bir yoklukta sineceği ve karşılıksız kalacağı önceden kayıtlanmışken bir ölümün arkasından ne konuşulabilir.

Okumaya devam et

Şubat 8, 2007 Posted by | Deneme, Hrant Dink, Sayı 11, Sinan Kızılkaya | Yorum bırakın

DÜNYANIN KALBİ

işte altında dolaştım ya gökyüzünün

benim derdim de biraz bu mu ne?

şimdi şöyle kıvrılıp

kaldırım taşlarında

dünyanın kalbini kucaklasam

dünyanın kalbi avuçlarıma gelir mi ki?

yada bağırsam

gökyüzünü yırtan bir kahkaha olup

dağılsam

toprağın suratında

yada asfalta, asfalta çınlayıp

kendimde parçalansam…

bu yankı sesim miydi

yoksa hiçbir şey mi olmadı?

 

21/01/2003 MALTA CEMİYETİ

SİNAN KIZILKAYA

 

Eylül 6, 2006 Posted by | Sayı 2, Sinan Kızılkaya, Şiir | 1 Yorum