Milli İstirahat

Malta Cemiyetinin Eğilimli Kültür Fizik Dergisi

adama böyle koyarlar

geçenlerde 84-85 öğretim döneminde aynı sınıfta okuduğum bi arkadaşla karşılaştım. bi bankada müdür olmuş.  dedi bana “gel oturalım çayımı iç”
aha işte bugün gittim oraya. odasında 2 kişi vardı. 1 tanesi ev kredisi almaya çalışan biri diğeri de mevduatı yüksek, yağlama yaptıkları biriydi.  bana bi çay söyledi (daha önce dediği gibi) . yaklaşık 15 – 20 dakika onlarla muhabbet etmesini bekledim. gözünün içine bakıyorum. biraz farklı bir durum bekliyorum. bi ara zengin olanına “veysel de benim ortaokuldan arkadaşım” dedi, aralarındaki yapışkan muhabbete beni de meze yaparak.  en son iki müşteri de çıktıktan sonra telefonları çaldı, oraya buraya talimatlar yağdırıyordu. baktım ki ben orda geçmişin nostaljisini taşıyan biri değil de, tanıdıklardan bıkmış bir banka müdürünün kaçmak istediği bir insanım.
-bana müsaade, dedim.
hiç beklemeden :
-ne demek müsaade senin deyince, kalkmak artık mecbur oldu dedim içimden.
-yine böyle gel, geçerken uğra dediği zaman da artık bir daha onun yanına gidemiyeceğimi kazıdım iyice aklıma.
ne iş yaptığımı, okuyup okumadığımı nerde oturduğumu bile sormadı.
sen kalk eski günlerin hatırına bi de davete icabet et. sonra adam seni umursamasın.
işte adama böyle koyarlar.
Reklamlar

Ekim 16, 2009 Posted by | Anılar, Veysel Kurşun | Yorum bırakın