Milli İstirahat

Malta Cemiyetinin Eğilimli Kültür Fizik Dergisi

Yağmur, kadın, gidiş…

Yük omuzlarındaydı gece gece. Gece zaten ne gereksizdir. Bir kaç kitap karıştırıp yatmalıdır. Yarın uzun olacak ya, hazırlık yapılmalıdır. “Yapılmalı” her şey. “Her şey olması gerektiği gibi” diye düşündü. Düşündü ama çıkamadı işin içinden. Sessiz uykusuna daldı. Ölümün canlı haline…

Eteklerinden yağmur süzülerek caddede yürüyordu. Kafasından geçen milyonlarca yargı, düşünce, üzüntü, saçmalık, endişe… Gereksiz olsa da beyninin içinde dolaşıp “hey ben buradayım!” demeyi unutmuyorlardı. Zamanında aldığı anti-depresanlara geri dönmenin korkusunu atalı uzun zaman olmuştu. Yağmur yağıyordu, biraz soğuktu, ama biraz. Aralık’ta biraz.

Gideli birkaç ay olmuştu. Herkes gitmişti, teker teker. Sadece o değil. Gidenlerin arkasından üzülmek yerine sövmeyi tercih ediyordu kimi zaman. Sövdükçe iyi geliyordu, sonra duraksıyordu, sonra yine devam. Söv sövebildiğin kadar. Islanmıştı, şemsiyesinin kenarı kırılmıştı, bir türlü alamamıştı yeni bir şemsiye. Aralık olmuştu, birkaç aydır aynı şemsiye ile aynı yağmurlar. Gideli çok olmuştu. Boş ver.

Yağmur dinmek bilmiyordu. Gitmesi gereken yer ise bir türlü yakınlaşmıyordu adımlarında. Hızlı yürümekten vazgeçti, acelesi yoktu. Sıçrayan sulara artık aldırmıyordu. Eteği sırılsıklamdı, çoraplar su gibi. İçi buz gibi, gittiler ya. Gerçi ona ne? Gitsinler, söver, ne olacak?

Yürüdükçe daha çok düşünüyordu. Daha çok, istemediği kadar çok… Belki de zihni, kapısını aralıyordu iyice. Zihin, hep kirli.”Yeterince kirlettim” dedi kendi kendine. Sesli söyleyince daha bir inanır oldu söylediklerine. Kabullenmesi zor olsa da, kendi kirletmişti. Şimdi temizlemesi gerekiyordu. Toparlamak lazımdı bir an önce.”Aralık oldu, haydi” diyordu içindeki ses. Uzun zamandır duyamıyordu, kısık sesle konuşuyordu, çok kısık…

Yağmur içine yağmaya başladı. Bütün üstü başı, içi dışı yağmur oldu. Gözlerinden bir kaç damla yağmur.”Gittiler, niye gittiler?”.Gittiler işte, kabullensene.

Adımları hızlandı, hızlandı…

Reklamlar

Mart 28, 2009 - Posted by | Hikaye, Itır Dumlu, Post 13

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: