Milli İstirahat

Malta Cemiyetinin Eğilimli Kültür Fizik Dergisi

ANINDA GÖRÜNTÜ (Hurda anlar külliyatından seçmeler)

Öğleden sonra. Maltepe’ye iniyorum, bir kuruyemiş dükkanı, önünde yemiş çuvalları, çuvalların üstünde gezeleyen güvercinler, fıstık çuvalının üstündeki güvercinin ayaklarından biri yok, tam bilekten gitmiş(kopmuş,yanmış?!) hızımı kesemiyorum, bir anda gözüme çarpıyor ve kayboluyor.

11.08.07. Gölcük

Gündüz, salondayım. İki seçeneğim var: Kuyucaklı Yusuf’u okumak, TRT Radyo 3’ü dinlemek. Radyoda balkanlardan Çingene müziği elimde roman. Hem okuyup hem dinlesem. Uyar mı? Deniyorum, kitapta kaldığım kısım bir düğün sahnesi, kitaptaki çingeneler radyodakilere karışıyor, bir iki sayfa boyunca roman radyoya eşlik ediyor(yoksa tam tersi mi?)

27.08.07.Gölcük

Gündüz, şehirdeyim. Bir iş hanının çay ocağı, kapıya yakın bir masada, sokaktan gelip geçenleri seyrediyorum. Çaycı ve genç bir esnaf, sıcaktan bunalmışlar, konuşacak bir mevzu arıyorlar, mevzu Sibirya kurdu eniği şeklinde bir çocuğun kucağında önlerinden geçiyor, bunun üzerine aşağıdakine benzeyen bir diyalog gerçekleşiyor:

A: Abi 95’te Rusya’daydım. Hayvan pazarını gezmiştim, her çeşit hayvan var abi, köpek namına ne ararsan… Maymuna benzeyen köpek bile var,hepsinin kimliği var.

(B kişisi altta kalmamak için yeşeren konuyla hiç alakası olmayan başka bir şey söylüyor)

B: Kolombiya’da bir çocuk doğmuş tıpkı maymuna benziyormuş, annesi babası reddetmiş bebeği.

(A hala ümitli, açtığı konuya inancını kaybetmiyor)

A: Her çeşitten her fiyattan abi…

B: Tıpkı maymun…

A: Abi…

28.08.07.Gölcük

Köyde. Bir komşuda ayaküstü misafirlik, ev sahibimizin hazırlanmasını bekliyoruz. Çocuklar gündüz kuşağında çizgi film izliyorlar, Fransız yapımı eğitici bir çizgi film serisi bu, biz de seyrederdik çocukken, biyolojiyle ilgili olan, vücudun işleyişini anlatan seri benim favorimdi. Bu sefer dersimiz tarih, 1.Dünya Savaşı, Çarlık Rusya’sının son demleri ve devrim.. Çocukların yapacak daha iyi bir iş bulamadıkları ve televizyonu kapatmaya kıyamadıkları için izledikleri çizgi film ilgimi çekiyor. Trenden kim iniyor: Yoldaş Lenin, onunla burada karşılaşmayı hiç beklemiyorum(çok iyi çizildiği söylenemez). Lenin trenden iniyor ve kalabalıkların omzunda yükseliyor. Çizgi filmin üst sesi: ’Partinin özgürlük vaadi sadece kendisine yaradı, özgürlük sadece bir kelime olarak kaldı’ Çocuklar son anda kurtuluyorlar, çizgi filmi yapanlar ve yayınlayanlar derin bir nefes alıyor.

03.09.07.İstanbul

Fatihte Sohbet’in önündeyiz, Muhammed bir anekdot aktarıyor, çok değiştirmeden izahatıyla beraber şöyle bir şey: ’Marx Kapital’i yazarken yanında saksıya ektiği bir fasulye büyürmüş, bir yandan kitabını yazar bir yandan boy atan fasulyeyi seyredermiş (Şerh:Fasulyenin burada sembolik bir anlamı var, ezilmişleri temsil ediyor, hani deyimlerimiz de vardır: fasulyeden adam, fasulye turşusu)

Balık kavağa çıkmasa da Marx’ın sihirli fasulye çubuğuna tırmanabiliriz.

Reklamlar

Ağustos 25, 2008 - Posted by | Anılar, Ümit Yaşar Özkan, Sayı 13

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: