Milli İstirahat

Malta Cemiyetinin Eğilimli Kültür Fizik Dergisi

FABRİKA

ÜMİT YAŞAR ÖZKAN

Metruk fabrika semtin en yaşlı sakiniydi, çocuklar civarında oynar, örtük pencerelerini taşa tutar, yetişkinler yanıbaşından geçerken dalgın dalgın kör bacalarını süzerdi. Bir zamanlar bir işe yaramış olmalıydı, o ‘bir zamanlar’ dan kimse kalmadığı için söylenceler gemi azıya almıştı, bini bin paraydı efsanelerin, üşengeçlik yada korkaklık ne derseniz deyin; fabrikanın içine girip orda bir zamanlar ne olup bittiğini öğrenmeye heves etmemişti kimse, belki gizliden gizliye şöyle düşünüyorlardı:’ fukara semtimizin en işlek söylence üreticisi bu metruk fabrika, içeri girersek bir avuç paslı cıvatadan başka bir şey bulamayız, işleyen son hayalhaneye kilit vurmaya da mecbur kalırız. Başkaları ne düşünürse düşünsün Çeto’yla ben burayı ziyaret etmeyi kafaya koymuştuk, içeri girip küçük bir keşif gezisi yapmak istiyorduk, ketumdu, bu yüzden vaatkar geliyordu bize; şehrin kenarına bırakılmış paslı, bozuk bir oyuncak gibiydi, Çeto’yla ben küskün, kırık oyuncakların gizlerini kurcalamaya bayılırdık, başkaları gibi onları uzaktan seyretmek, küçük hayal gıcıklanmaları yaşamak yetmiyordu bize: dokunmalı, parçalara ayırıp sonra yeniden birleştirmeliydik, başına ve sonuna dair başka masallar uydurmalıydık. Okumaya devam et

Mart 17, 2007 Posted by | Ümit Yaşar Özkan, Hikaye, Sayı 9 | Yorum bırakın

NURAYIN GÖZLERİ

Çetin TANKOÇ

soğuk karyolada

kahverengi gecelik

sabah yemyeşil bir aşkın kanı damarlarımda

testereye vurulmuş kuru bir dal

bir intihar gibi

çocukluktan kalma bir düş, bir iz

nurayın gözleri

tıpkı geceyi aydınlatan bir elin

paslı bir makası tutuşu gibi Okumaya devam et

Mart 17, 2007 Posted by | Çetin Tankoç, Sayı 9, Şiir | 1 Yorum

GEÇ/KİN

Çetin TANKOÇ

süsleyerek süslenerek cemiyet ederek

alıp sevgilimi bir erkekle karanlığın koynuna

seriyorlar tığla örülmüş etini

bir beyazın hareketli düzlüğüne

kıyamadığım tenini

sert ve hisli eti coşturmak için

bir gecenin ilk’inde

bütün olan bu.

eğilerek bükülerek küserek

geçiyorum koşuyorum kaçıyorum

göllerden kalelerden şehirlerden

bir ses bütün yolları kesiyor

saçıyorum eteklerinden kendimi

gözlerim açık

Mart 17, 2007 Posted by | Çetin Tankoç, Sayı 9, Şiir | Yorum bırakın