Milli İstirahat

Malta Cemiyetinin Eğilimli Kültür Fizik Dergisi

KARADENİZ GEZİSİ ÜZERİNE İSTANBUL NOTLARI I

Çetin Tankoç

Bartın:

Yaklaşık yedi saat süren otobüs yolculuğundan sonra, Bartın’a vardık. Bartın’ın otobüs terminali şehrin dışında, oldukça mütevazı bir yapı. Terminalden servisle şehrin merkezine çıktık. Elimizdeki tuğla ağırlığında olan gezi kitabında, “Bartın’da ne yenir” başlığı altında önerilen “Şapşap köfte”yi aramaya başladık. Fakat böyle bir köftenin izine rastlayamadık. Bu arada yedi saatlik yolculuğun da kamçıladığı açlığa daha fazla dayanamadık ve gördüğümüz ilk derli toplu lokantaya daldık. Hemen “Aile Salonu”na buyur edildik. Orada da “Şapşap köfte”nin olmadığını öğrenince; Erkan’la ben tas kebabı ile pilav, Sündüs’de musakka ile pilav istedi. Ortaya da hemen bir duble salata sipariş edildi. Erkan, salata sirkeli olduğu için beğenmedi(Doğu Karadeniz boyunca salatalar hep sirkeli olunca, salatadan vazgeçildi). Yemekleri yedikten sonra beğenmediğimiz hesabı ödeyip lokantadan çıktık.

Erkan, gezi boyunca gittiğimiz yerlerin yerel gazetelerini almayı planladığı için, yerel gazete araştırmalarına başladık. Edindiğimiz ilk bilgi, Bartın’da iki tane yerel gazete olduğuydu. İlginç olan, bu yerel gazetelerin, gazete bayilerinde bulunmaması. Bunun içinde gazete merkezlerini bulmamız gerekti. Genellikle taşrada çıkan bu yerel gazetelerin merkezi, basıldıkları demode matbaalardır. Bir yandan gazetecilik, bir yandan da düğün-sünnet davetiyeleri ve bilumum matbaa hizmetleri bir arada yürütülür. Böylelikle Erkan gezideki ilk gazetesini(diğer gazetenin yeri biraz uzak olduğu için, üşenip gitmedik), Bartın Gazetesi’ni aldı. Bu yerel gazete arayış bahanesiyle de Bartın’ı gezmiş olduk. Bu şehir merkezi eksenli küçük turumuzda bir esnaf kahvesinde çay-kahve molası verdik. Üç Türk kahvesini 1 YTL’ye içtik. Bu Bartın şehir merkezini gezmemiz neticesinde şunu anladık ki, Bartın demek; kırtasiye ve eczane demektir.

Amasra:

Bartın’dan Amasra’ya on beş yirmi dakikada vardık. Bir haftalık yolculuğumuz boyunca en kısa ve en rahat yolculuk oldu.

Amasra münübüsünde, Erkan’ın yanına Amasra’nın yerlisi olan, yaşlı bir teyze oturdu. Arabanın hareket etmesiyle beraber Erkan’la yaşlı teyze koyu bir muhabbete daldılar. Bende çaktırmadan onların bu derin muhabbetini kameraya çektim. Fakat, Erkan ben çekim yaparken birden arkasını dönünce teyzenin kocasının bize baktığını gördü. Bana kaş göz işaretiyle kamerayı kapatmamı işaret etti. Kendiside muhabbeti kesip camdan dışarıyı seyretmeye başladı.(Her halde kıskanç-ataerkil bir anadolu erkeğinin hışmına uğramak istemedi!)

Amasra’ya vardığımızda, Erkan’ın yaşlı teyzesi! bize uygun bir pansiyon bulabileceğini söyledi. Fakat biz teyzenin bulduğu pansiyon(gecekonduapartımanı)u beğenmedik. Beğenmediğimiz pansiyonun tam karşısındaki, Uygulama Otelinde iki oda tuttuk. Birer duş alıp, az şekerlemeden sonra açlığın verdiği kesin emirle kendimizi Amasra sokaklarına attık. Önce batan güneşe karşı, sahilde birkaç resim çekilip, ardından gezi kitabından edindiğimiz bilgiyle, Çekiciler Çarşısında dolanana dolana Kaleye çıktık. Orada da birkaç sanatsal! flaş patlattık. Tepeye kurulmuş olan Kalenin içinde tam anlamıyla bir mahalle kurulmuş durumda. Eski zamanlarda ki gibi. Kalede dolanırken, önümüze çıkan bir çay bahçesi tabelasını takip etmeye karar verdik. Fakat yarı yolda -yokuş gözümüzde büyüyünce- cayma girişimlerimiz olduysa da, Ağlayan Ağaç Çay Bahçesine vardık. Akropol tepesinde(bu arada ansiklopedik bir bilgi olsun diye şunları da şuracıkta zikretmeme müsaade ediniz; Amasra dört tepe üzerine kurulu bir yarımadadır. Tepeler, Boztepe, Küçüktepe, Akropol Tepesi ve Bakacak Tepe’dir.) kurulmuş bu çay bahçesinde Amasra’ya bir kuş bakışı yapabilmek mümkündür. Bizde bunu yaptık. Ve tabii ki çay içtik. İçtik de içtik. Bu çay bahçesinden baktığınızda, tam karşıda üzerinde hiçbir yerleşim birimi olmayan bir adacık var. Çay bahçesinde dürbün ve teleskopla –tabi bir ücret dahilinde olarak- bu adacıkta olduğu iddia edilen tavşan ve çevresinde gezinen yunuslar izlenebiliyormuş. Biz de kameranın objektifiyle deneyip bir şey göremediysek de, görmüş gibi görüntü verdik. Erkan hocanın girişimci ruhu! hiç durur mu? Adayı görür görmez harekete geçti. Bu adayı satın almalar, tatil köyü kurmalar, alt geçitler-üst geçitler, bir dünya markası yapmalar …

Tatlı zengin olma hayallerinden sonra, havanında kararmasıyla aşağıya, Amasra’nın merkezine indik. Hemen güzel, ama birazda ucuz –aynı zamanda kredi kartı da geçecek- olacak lokanta aramaya koyulduk. Uzun tereddütlerden sonra, bir balık lokantasında karar kıldık. Hemen siparişimizi verdik: Mezgit, salata -yine sirkeli çıktı, dolayısıyla Erkan hoca yiyemedi- ve meşrubat. Sündüs iştahsız olduğu için –birazda benim yönlendirmemle- Erkan’da çok yavaş davrandığı için balığın çoğunu ben yedim. Önceden hesapladığımız, hesabı ödeyip çıktık. Saat 22-00 civarlarında turlanmaya başlamıştı. Ortak bir karar mıydı şimdi hatırlamıyorum, dolana dolana otele gidiyorduk. Fakat yolu şaşırdık. Erkan bir anda ani bir çıkış yaparak, yolumuzu kesen bir restoranın içinde geçemeye çalıştıysa da başarılı olamadı. Söylene söylene restoranın etrafını dolanarak, otelin önüne çıktık. Benim uykum olmadığı için, ısrarlarım sonucu sahilde bir çay bahçesinde çekirdek kırıp, çay içtik. Çay 40 ykr.’tu.

Sabah erkenden kalktık. Ben, Erkan’ın odasına onu uyandırmaya gittiğimde, onu uyanık buldum. Fakat mayışmış bir halde ve odası darmadağın –yerlerde jöle, diş fırçası-macunu, boxer, kitaplar, havlular, not defteri, kredi kartı-slipleri, ıvır, zıvır … – bir şekilde. Hemen kamerayı açıp, bu belgesel anı kaydettim. Otelin en üst katında bulunan restorana çıktık. Dar mönülü açık büfeden kahvaltılarımızı aldık. Hızlı bir şekilde kahvaltılarımızı yapıp, otelden ayrıldık.

Reklamlar

Eylül 5, 2006 - Posted by | Anılar, Çetin Tankoç, Erkan Saka, Sayı 5

1 Yorum »

  1. not durumu vedevamsızlığı

    Yorum tarafından ibrahim güneş | Aralık 20, 2008 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: