Milli İstirahat

Malta Cemiyetinin Eğilimli Kültür Fizik Dergisi

İstirahat muhtarlık seçimlerindeydi…

Nisan 3, 2009 Yazan: erkan | Uncategorized | | 1 Yorum

Yağmur, kadın, gidiş…

Yük omuzlarındaydı gece gece. Gece zaten ne gereksizdir. Bir kaç kitap karıştırıp yatmalıdır. Yarın uzun olacak ya, hazırlık yapılmalıdır. “Yapılmalı” her şey. “Her şey olması gerektiği gibi” diye düşündü. Düşündü ama çıkamadı işin içinden. Sessiz uykusuna daldı. Ölümün canlı haline…

Eteklerinden yağmur süzülerek caddede yürüyordu. Kafasından geçen milyonlarca yargı, düşünce, üzüntü, saçmalık, endişe… Gereksiz olsa da beyninin içinde dolaşıp “hey ben buradayım!” demeyi unutmuyorlardı. Zamanında aldığı anti-depresanlara geri dönmenin korkusunu atalı uzun zaman olmuştu. Yağmur yağıyordu, biraz soğuktu, ama biraz. Aralık’ta biraz. Devamı »

Mart 28, 2009 Yazan: erkan | Hikaye, Itır Dumlu, Post 13 | | No Comments Yet

TRENDEKİ KÖSNÜL KOKU

TRENDEKİ KÖSNÜL KOKU

Ferdi AMCA

Trendeyim. Kasabaya gidiyorum. Niçin? Bu soruyu cevaplamalı mıyım? Bazen mazeret üretmekte güçlük çekiyorum. Kendime yalan söyleyebilirim. İyisi mi es geç yüreğim! Aramak için mi? Hayır. Sadece bahane üretiyorum. Belki böylesi daha iyi. Neden olmasın? Biraz dinlenir, kendimi bulurum. Ne zamandır yalnız kalmayı düşlemiyor muydun? Evet, ama ya… Başlarının çaresine bakarlar. Yeteri kadar… Yalnızlık zor biliyorsun. Sen yokken… Evet… Hayatımın… Katlanacağız. Ben öyle… Onlar için de… Ne dersin? Harika! Her şeyi nasıl da yoluna koyuyorsun. Tabii bundan doğal ne var? Devamı »

Ocak 6, 2009 Yazan: erkan | Ferdi Amca, Hikaye, Post 13 | | 1 Yorum

: öndört gece sonrasi :

“V.” için.
: öndört gece sonrasi :

“ölümlerden ölüm beğen!” diyor bana şimdi o:
güzelliğiyle, geniş parke yoldan, balkonları zehirli çiçekli sokaktan
yukarı çıkarken: topukları metronom, gece siyahı iş çantası deriden.
güneşin kızıllığından dinden çıkar ya bazıları, öyle. Devamı »

Ocak 1, 2009 Yazan: erkan | Mark, Post 13, Şiir | | No Comments Yet

G Episodları (Bölüm I – Sayıklamalar)

(…)/

G Episodları (Bölüm I – Sayıklamalar)

a) Bir Açılış


… sonra, senin sonranda, ilk hatırladığım çocukluğum oluyor. Loş bir evde, geceleri aynaları örtüyor yaşlı bir kadın. gece ziyaret edecek kötülükleri uzak tutmak icin yapıyor bunu. o vakitler, benim gözlerim sadece maviyi görüyor. sonrasında bir gece ‘o’ geliyor, ziyaret ediyor beni odamda.
aynalar örtülmemiş, etrafta beni koruyacak, elimden tutacak bir yaşlı büyükanne de yok. o çocuk gözlerimin bana gösterdikleri, ardından günlük hayat içinde binlerce defa kendimden uzaklaştırdığım, ve akabinde binlerce defa geri donen o ‘his’; güç ve aşk ve sadakatle ilgili bildiklerimi o gece öğrendim işte ben, çünkü: Devamı »

Aralık 31, 2008 Yazan: erkan | Deneme, Mark, Post 13 | | No Comments Yet

Yalnızlığın Yıldönümü

Yalnızlığın Yıldönümü

Nereden bakarsan bak,
sessiz kalışları
dört oldu.

Nereden bakarsan bak,
umarsız arayışları
dördü buldu.

Biri üçü severdi,
diğeri yediyi.
Şimdi,
neresinden bakarsan bak
bekledikleri ayrılık
onları buldu.

Serkan Demirbağ

Kasım 18, 2008 Yazan: erkan | Post 13, Serkan Demirbağ, Şiir | | No Comments Yet

Doğum günü kutlamalarına cevap

Doğum günü kutlamalarına cevap
Dogum gunu’mu kutlamadığım ve dolayısıyla kimseye haber vermedigim halde,
hali hazırda uyesi bulunduğum facebook sitesindeki portfoyumde bulunan 153 friends’den;
duvar yazısı vasıtasıyla doğum günümü kutlayan amerika şubem sevgili zeynep dadak’a, bilişimci hande sahtegi’ye,gonul insanı kadim arkadasim erkan saka ‘ya, Devamı »

Kasım 3, 2008 Yazan: erkan | Deneme, Post 13, Seven Lights | | No Comments Yet

Havalar soğuyor…

Malum, havalar soğumaya başladı. Eski kışlardan kalan tecrübelerimi aktarayım dedim.
Sakın ola etrafınızdaki insanların üstündeki elbiseye bakarak ne giyeceğinize karar vermeyin. Vücudunuzun ihtiyacı olan ısıyı hangi giyecek karşılıyorsa onu giymekten çekinmeyin. Küçük küçük soğuk algınlıkları bizi daha soğuk havalarda mikrobik hastalıklara karşı dirençsiz bırakabilir. Çorap ve iç çamaşırı seçiminizi pamuklu çoraplardan yapmaya devam edin. Naylon giysiler giymekten mümkün mertebe kaçının. Devamı »

Ekim 15, 2008 Yazan: erkan | Deneme, Post 13, Veysel Kurşun | | No Comments Yet

Bu Yılın Nobel edebiyat ödülü Jean-Marie Gustave Le Clezio’a…

Le Clezio’nun Türkçe’de çıkmış eserleri burada listelenebilir.

Vikipedi maddesi de burada.

Ekim 10, 2008 Yazan: erkan | Uncategorized | | No Comments Yet

Erkenölükuş(laraşiiroku)

[Gülnaz bizim için ilk defa yazdı:]

Erkenölükuş(laraşiiroku)

Onu hiç gördün mü? Kendinden başka bir şey anlatamaz. Göremez ki kimseyi… Bakamaz. Ayna görevi gördüğün için belki sana bakar bir tek… Kim ki ona onu anlatır, ona onu gösterir bir şekilde, o dikkatini çeker. Ona gider elleri, aklı… Bir “erkenölükuş” o. Yaşı senden benden fazla, fena yaşamamış, ama erkenölükuş’, çünkü onunki gibi her ölüm erkendir. Ölüm, iyi ihtimallerden biri olarak toprağın altında yaşamayı gerektirir. İnsan eti, yaşamının geri kalanında bozulur, yumuşar, böceklenir, kokar, çürür, erir… Saçlar uzar bir de; tuhaftır… Fakat bir gün o da anlamsızlaşır, o da durur. Ölmek, var olmayı sürdürdüğün yerde giderek yok olmayı gerektirir. Böyle bir yok olmayı göze alamaz, öyle kibirlidir o. O, ölü bile değildir. Öyle büyük bir oyundur ki önce kendine oynadığı, kızamazsın ona. O da mağdurdur çünkü… Yaşıyor sanış… Düşüyor oluş, varamayış dibe, düşüyor oluş… Ah, o zavallı adam düşüyor, refleks olarak yoluna çıkan bir takım elleri tutuyordu; eller de onunla birlikte düşüyordu. ERKENÖLÜKUŞ o, çünkü ölemiyor, çünkü insan etine sahip her şeye rağmen: ne toprağın altında ne de üstünde… Ve öyle canlı ki bir yandan nefes alıyor, neredeyse her sabah kalkıp işe gidiyor, içki içiyor, yemek yiyor, insanlarla konuşuyor, dinliyor gibi duruyor, eğleniyor, dans ediyor, sevişiyor, okuyor, yazıyor, fotoğraf çekiyor, düşünüyor… Canlı bir yandan ve görenler onu yaşıyor sanıyor… O, çok fazla önemsiyor kendini… Devamı »

Ekim 4, 2008 Yazan: erkan | Deneme, Gülnaz Can, Post 13 | | No Comments Yet